Pera Müzesi’nin Pierre Willemart’ın Sikke Koleksiyonu’na ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz?

arkayuz-reverse

Pierre’in “sıradışı bir nümismat” olduğunu anlamak zor olmayacaktır; paraları ifade ettikleri şeyler için toplardı o, para oldukları için değil.

Hélene Willemart – Crasnopolski

       Ocak 2009

Özellikle nümizmatik konusunda uzmanlaşmış bir tarihçi ve eğitimci olan Pierre Willemart, araştırmaları esnasında ülkemizin tarihi zenginliklerini yakından görme ve inceleme fırsatını bulmuş, irili ufaklı birçok devletin ve dönemin sikkelerini içeren zengin koleksiyonunu eşi Hélene ile birlikte 1960’lı yıllarda yaptığı Anadolu yolculuklarında oluşturmaya başlamıştı.

Willemart’ın koleksiyonu Makedonya’dan Çin’e uzanan çok geniş bir coğrafyayı kapsarken kronolojik olarak da MÖ 5. yüzyıldan günümüze kadar uzanır. Bugün Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın ev sahipliği yaptığı bu koleksiyon 600’e yakın sikke içerir. Koleksiyondan çeşitli sikkeler Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri koleksiyon sergisindeki terazilere eşlik eder. Haydi, bu sikkelerin iki tanesine yakından bakalım:

onyuz-obverse

Ön yüz, II. Ioannes Komnenos, Constantinopolis, Hyperpyron, 1118-1143

Resimde örneği görülen altın sikkke ise bir Bizans hyperpyron’udur. İmparator I. Aleksios (1081-1118) döneminde sikkelerde yapılan reform sonucu hyperpyron kullanılmaya başlanmıştır. Yaklaşık 4,30 g ağırlığındaki bu sikke 1092-1204 yılları arasındaki yaklaşık 100 yıllık döneme damgasını vurmuştur.

II. Ioannes Komnenos (1118-1143) dönemine ait bu sikkenin ön yüzünde başında nimbusuyla tahtta oturan sakallı bir İsa figürü görürüz. İsa, kolları kısa bir tunik (kolobion) giyer ve sol eliyle İncil’i tutarken sağ eliyle kutsama işaretini yapar. Başının iki yanında ise Hristogramı oluşturan IC – XC harfleri görülür.

arkayuz-reverse

Arka yüz, II. Ioannes Komnenos, Constantinopolis, Hyperpyron, 1118-1143

Arka yüzünde ise solda imparator figürü karşımıza çıkarken, sağ tarafta nimbuslu Meryem’i görürüz. İkisi de aralarına yerleştirilmiş, patrik haçı şeklinde sona eren bir asayı tutarlar. İmparator, nakışlı ve uzun bir loros giymektedir ve sağ elinde Bizans imparatorlarının seremonilerde taşıdığı ve insanın ölümlü doğasını sembolize eden bir akakia tutar. Meryem ise Ortaçağ kadın figürlerinde sıkça rastladığımız bir kıyafet olan maphorium giymektedir.

Pera Müzesi’nin ev sahipliği yaptığı Pierre Willemart’ın sikke koleksiyonunun hikayeleri saymakla bitmez. Bu koleksiyon, I. Basileios dönemine ait altın bir solidus sikke barındırır. Sikkenin ön yüzünde sakallı bir İsa figurü tahtta oturur. Sol kolunda İncil tutan İsa, sağ elini takdis pozisyonunda yukarı kaldırır. Sikkenin arka yüzünde ise iki imparatorluk figürü betimlenmiştir. I. Basileios sol tarafta ve Constantinus sağ tarafta olmak üzere sağ elleri ile ortalarındaki patrik haçını tutarlar.

Ön yüz, I. Basileios, Constantinopolis, Solidus, 868-879

Ön yüz, I. Basileios, Constantinopolis, Solidus, 868-879

Arka yüz, I. Basileios, Constantinopolis, Solidus, 868-879

Arka yüz, I. Basileios, Constantinopolis, Solidus, 868-879

I. Basileios’un 811 yılında Trakya’da ya da Makedonya’da dünyaya geldiği düşünülür. Bir süre sonra kaderini değiştirmek için Konstantinopolis’e doğru yola koyulur. Fiziksel becerileri onu bir şekilde saraya götürür. Özellikle Bulgar güreşçilere karşı kazandığı başarılar dönemin İmparatoru III. Mikhail’in dikkatini çekmesini sağlar. Bunu takriben ikinci evliliğini imparatorun eski gözdesi Eudokia Ingerina ile yapar. III. Mikhail’in naibi olan Caesar Bardas’I gözden düşürüp, imparatorun yanında yer alır. 886 yılında ise III. Mikhail ile birlikte yönetime katılır. Bir sonraki yıl, imparatorun talihsiz cinayetine tanıklık eder. Böylelikle, I. Basileios Bizans dünyasının tek lideri olarak 867’de tahta çıkar ve neredeyse 200 yıl yaşayacak olan bir hanedan ailesinin temellerini atar.

I. Basileios’un başarı hikayesi beklenmedik olaylara sahne olmuştu. Olayların beraberinde getirdiği utancın ise gelecek kuşaklar tarafından uzun yıllar taşınması kaçınılmazdı. Her ne kadar bir önceki hanedanlığı kanuna aykırı yöntemlerle saf dışı bıraktıysa da, I. Basileios’un torunu VII. Constantinus bu durumu şansa bırakmadı. Olası bir kötü şöhreti engellemek amacıyla büyükbabası I. Basileios’un biyografisini (Vita Vasilii) yazdığı ya da kendisine yakın kişilere yazdırdığı biliniyor.

I. Basileios 29 Ağustos’ta 886 yılında vefat etti. Torunu Constantinus’un biyaografisi onu çalışkan bir yönetici, yoksulların koruyucusu ve önemli bir sanat patronu olarak resmetmişti.

 

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir