Frida Kahlo’nun yaşamı

frida-hftnineseri8

Frida Kahlo, 1907 yılında Coyoacán’da dünyaya geldi. 18 yaşında geçirdiği ağır bir trafik kazası hayatının akışını değiştirdi. Öğrenimine son vermek zorunda kaldı ve çok istediği tıp eğitimini alamadı.

Kocası kadar fırtınalı bir mizaca sahip olan Frida Kahlo, Diego Rivera’yla 1929’da evlendi. 1930’larda, Detroit, San Francisco ve New York’a giden duvar ressamı Rivera’ya eşlik etti ve dönüşünde sanat akademisi La Esmeralda’da ders vermeye başladı; öğrencileri Los Fridos adıyla anılırdı. Diego gibi, Frida da Komünist Parti’ye üyeydi ve Meksika’nın politik sahnesinde etkin bir rolü vardı.


Jacques ve Natasha Gelman, Frida’yla Diego aracılığıyla tanıştılar. Frida, Gelman Koleksiyonu’nda ağırlıklı bir rol oynayacaktı. Koleksiyonerlerin 1943’te aldıkları ilk yağlıboya, Frida’nın sipariş üzerine yaptığı Natasha portresiydi. Bunu on tablo daha izledi. “Bir gece,” diye anlatıyordu Natasha, “Frida, bizi modacı Henri de Châtillon’un evindeki kokteyle davet etti; orada küçük bir sergi düzenlemişti. İçeri girdiğimizde Düşüncelerimde Diego’yu gördüm.[...] O resmi ve Frida’nın diğer resimlerini, hâlâ, ilk gördüğüm günkü kadar severim.”

Frida Kahlo’nun resimleri çelişkilerle yoğrulmuş karizmatik yapıtlardır. Acıları ve temel sorunlarıyla baş etmeye çalışır. Eserleri, fazla büyük ve çok sayıda da değildir, yaklaşık 140 tablo ve bir o kadar da desenden oluşur. Kahlo’nun karmaşa, edebi göndermeler ve imalar içeren bu resimleriyle sorgu dolu bakışlarını izleyiciye çevirdiği çok sayıda otoportresi büyüleyicidir.

Frida Kahlo, geçirdiği yirmiden fazla ameliyat, pek çok düşük ve kürtajın ardından 1954’te, 47 yaşındayken öldü. Henüz hayattayken Meksika’da bir efsane olmuş, 1946’da Ulusal Sanat Ödülü’nü kazanmıştı. Ölümünün ardından, doğup büyüdüğü ve öldüğü evi, Mavi Ev, müzeye dönüştürüldü.