Çini ve Seramik Sanatının Kalbi
Kütahya

horoz

Osmanlı döneminde İznik’ten sonra en önemli seramik üretim merkezi olan Kütahya, çevresindeki zengin kil yatakları nedeniyle Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde de yoğun biçimde seramik üretimine sahne olmuş ve bu sanatı geleneksel yöntemleriyle günümüze dek yaşatmıştır.

Kütahya’daki seramik ve çini üretimi, 16. yüzyılda çini üretiminin en parlak döneminin yaşandığı İznik ile paralellik gösterir. Saray sanatı olarak nitelendirilen İznik’teki çini atölyelerinin üretkenliği, 17. yüzyılda koşulların bozulması ve sarayın desteğini çekmesiyle azalmıştır. Çanakkale de 18. yüzyıldan itibaren çini ve seramik üretimi açısından önemli bir merkez haline gelmiş, buradaki üretim kent kimliğinin bir parçası haline gelmiştir.

PMK_5

İbrik, 18. yüzyılın ikinci yarısı

Kütahya’nın en erken tarihli çinileri 1377 tarihli Kurşunlu Cami minare şerefesindeki tek renk sırlı tuğlalar ve günümüzde Kütahya Çini Müzesi olarak kullanılan Germiyanoğlu II. Yakup Bey İmareti’nin 1428 tarihli türbesinde, sanduka ve zemin döşemesinde kullanılan çinilerdir. Kütahya çiniciliği, bu tarihlerden günümüze dek, değişik yoğunluk ve biçimlerde sürmüş, 17. ve 18. yüzyıllarda, İznik’in bu alandaki önemini yitirmesiyle beraber de en yetkin örneklerini vermiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısından sonra bir gerileme dönemine girmiş, ancak üretim hiçbir zaman tamamen sona ermemiş, 19. yüzyıl sonlarında yeniden gözlenen canlanma ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında sağlanan devlet desteğiyle bu zengin geleneğin günümüze aktarılması mümkün olmuştur.

PMK_167

Biblo, 20. yüzyılın ikinci yarısı

Bir “saray sanatı” olarak nitelendirilebilecek İznik çiniciliğiyle, bir “halk sanatı” sayılan Çanakkale çiniciliği arasında bir çizgide, bir “kent sanatı” olarak gelişen Kütahya çiniciliği, gerek mimari dekorasyon malzemesi, gerekse gündelik kullanım eşyası üretiminde çok zengin bir ürün yelpazesine ulaşmış ve yaygınlığıyla olduğu kadar sürekliliğiyle de Osmanlı sanatı mozaiğini oluşturan en önemli parçalardan biri haline gelmiş, geçmiş ve bugün arasında kültürel bağ kuran bir sanat olmuştur.

PMK_12_IV

Tabak, 19. yüzyıl sonu – 20. yüzyıl başı

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu, 1980’li yıllarda Suna Kıraç’ın arzusu üzerine toplanmaya başlanmış ve yıllar içinde genişleyip zenginleşerek günümüze ulaşmıştır. Bugün bünyesinde çeşitli dönem ve türlerden 1000 civarında parçayı barındıran koleksiyon, Osmanlı kültürünün nispeten gölgede kalmış yaratıcılık alanını önemli örnekleriyle katetmekte ve özellikle 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan bir zaman dilimi içinde Kütahya çini ve seramik sanatı gelişim çizgisinin, ayrıntılı bir biçimde izlenmesine olanak vermektedir.

  • Alt Text
  • Alt Text
  • Alt Text

Koleksiyonumuzdan bir seçkiyle hazırlanan “Kahve Molası” sergisi, kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri, ritüelleri, ilişkileri ve kamusal alan, toplumsal rol, ekonomi gibi modernizmle bağdaştırılan kavramları, kahve kültürü ve bu kültürün gelişmesine katkıda bulunan Kütahya seramik üretimi ekseninde inceliyor.

Müzemizi Pazartesi günleri hariç her gün ziyaret edebilirsiniz. Ziyaret saatleri ve ücretleri ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

“Kahve Molası” sergimizi öğrencilerine gezdirmek isteyen öğretmenler için özel olarak hazırladığımız Öğretmen Rehber Kitapçığı’na ulaşmak için tıklayınız.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir