Bugün #DünyaMülteciGünü!

İnsanlar binlerce yıldır savaş, zulüm veya doğal afetler sebebiyle yurtlarını terk ederek farklı ülkelere sığınmak zorunda kalıyorlar. Şu an Türkiye’de yaklaşık 4 milyon mülteci bulunuyor. Pera Film’de gösterilen ve mültecileri konu alan filmlerden bir seçki hazırladık!

1- “Sokaklar Bizden Sorulur!” programından “Bombala 2

Yönetmen: Jon Reiss
ABD, 73’, 2010, İngilizce
Gösterim Yılı: 2014

Bombala 2, Singapur, Bangkok, Jakarta, Hong Kong, Tel Aviv, Perth, Melbourne, Kopenhag, Chicago, Austin ve Batı Şeria’daki Filistin mülteci kamplarındaki yerel sokak sanatını inceliyor. Ultra kompakt bir kamera ve ses sistemi kullanan Reiss; Alex Face, Ash Keating, Beejoir, Bon, Darbotz, Foma, Great Bates, Husk Mit Navn, Inspire, Killer Gerbil and Zero, Klone, Know Hope, Phibs, Mars, MIC, Sloke, Stormie Mills, Thor, Twoone, Vexta, Victor Ash, Xemeve Zero Cents’in de aralarında bulunduğu, geniş bir kültür, stil ve inanç yelpazesini temsil eden çok sayıda sanatçı ve yazarın filmini çekmek için tek başına seyahat ediyor.

2- “Şimdi Saraybosna!” programından “Flotel Europa

YönetmenVladimir Tomic
Danimarka, Sırbistan
2015, 70’, renkli, Boşnakça
Gösterim Yılı: 2015

1992 yılında Bosna-Hersek’teki savaştan kaçan mültecilerden oluşan bir dalga Danimarka’ya ulaşmıştı. Kızıl Haç, mevcut mülteci kamplarının tamamen dolu olması sebebiyle Kopenhag kanallarına devasa bir gemi getirmişti. Flotel Europa gemisi iltica başvurularının karara bağlanmasını bekleyen bin kadar insana geçici bir ev oldu. Mültecilerin arasında annesi ve ağabeyi ile Saraybosna’dan kaçan 12 yaşındaki Vladmir de vardır. Flotel Europa’da belirsizlik içinde 2 yıl geçirirler. Yönetmen Vladimir Tomić, bizi yirmi yıl sonra, savaşın yansımalarıyla ve bir ergenin geçirdiği çetin sınavlarla dolu bu gemide geçen bir büyüme yolculuğuna götürüyor. Bu olgunlaşma hikayesi, Flotel’in “uzam-zamanının vakumunu” paylaşan mülteciler tarafından çekilen kişisel VHS arşivi malzemeleriyle yan yana getiriliyor.

3- Şimdi Saraybosna!” programından “Belvedere

YönetmenAhmed Imamovic
Oyuncular
Sadzida Setic, Nermin Tulic, Emina Muftic
Bosna-Hersek
2010, 90’, renkli, Boşnakça
Gösterim Yılı: 2015

Rüveyda Belvedere mülteci kampının çoğu sakini gibidir: yani Bosna-Hersek’teki etnik temizlikten on beş yıl sonra savaşın trajedisini unutma arzusunu duyan bir dul. Fakat çevresindekilerin aksine, gününün çoğunu geniş ailesinin bakım işlerinin acı tatlı rutini içinde geçirmekte, oğlu ve kocasının kemiklerini aramakta, çok kırılgan bir umudu beslemektedir. Bir gün bu umut  yeğeninin düşmanın eski yerleşim yerlerinden birinde gerçekleşecek bir reality show’a katılması için seçilmesiyle sınanacaktır. Sıkıntılı savaş sonrası zamanın duygusal anlamda zengin bir portresini sunan yönetmen Ahmed  Imamović’in filmi sabrın, inancın, sevginin ve her şeyin ötesinde affetmenin alışılmadık bir imgesini çiziyor.

4- “Pier Paolo Pasolini” programından “Kehanet: Pasolini’nin Afrikası

Yönetmen: Gianni Borgna, Enrico Menduni
İtalya, Fas
77’, 2013, siyah-beyaz, İtalyanca
Gösterim Yılı: 2015

Film, Pasolini’nin Afrika’ya olan aşkının yanı sıra memleketi Friuli ve Roma’nın civarındaki köylerde boşuna aradığı köy hayatının sahiciliği ile devrimci gücü burada bulma umudunu irdeliyor. Bu yıpranmış ve sonsuz sınırları olan, şairin kendi sözleriyle, ilk filmi Dilenci’de tasvir ettiği varoşların aynısında doğmuş bir Afrika’ydı. Kehanet buradan yola çıkıyor: Bir zamanlar Roma’nın lümpen proletaryasının yaşadığı yerler bugün Avrupa Birliği’nin dışından gelen binlerce mülteci ile dolu. Kral OedipusAfrikalı Orestiade için notlar ve Paris’te Matta’ya göre İncil üzerine Jean-Paul Sartre ile yaptığı sohbet, şairin Afrika sevgisini kanıtlıyor. Ancak hepsinden önemlisi Öfke’de, Afrika’yı taşıdığı tüm adaletsizlik izleri ve umut ışıklarıyla beraber resmediyordu. Yine de hayal kırıklığı kaçınılmazdı: Afrika, giderilmesi imkansız karşıtlıklarla dolu bir kutu gibiydi ve içinden yozlaşma, diktatörlükler, geçmişten ve günümüzden katliamlar patlak veriyordu. Vahşet dolu katliamların siyah beyaz görüntüleri, Pasolini’nin temiz ve sade görüntüleriyle zıtlık yaratıyordu. Pasolini’nin gözlemlerinin kehanete benzer niteliği bugün bizleri hala rahatsız ediyor, özellikle de -gerçekleşmeye başlamasından otuz yıl önce- Afrikalıların köhne teknelerle toplu göçü ve İtalya’yı “fethedişini” tarif ederken. Ancak kahinin kaderinde, Dilenci’de olduğu gibi, erken ölüm varmış; filmin başlangıcı ve trajik sonu da buna ithaf edilmiş.

5- “Direniş Kültürleri” programından “Yaşam Bekliyor: Batı Sahra’da Referandum ve Direniş

Yönetmen: Iara Lee
Batı Sahra/ABD/İspanya
2015, 59’, renkli, İngilizce
Gösterim Yılı: 2015

İspanyol hükümdarlığının sona ermesinden kırk yıl sonra, bugün, Batı Sahra halen Afrika’da bulunan son sömürge. Birleşmiş Milletler aracılığıyla sağlanmış ateşkes 1991 yılında bölgedeki silahlı çatışmalara son vermiş olsa da Sahravi halkı Fas ordusunun baskıcı işgali altında hayatlarını sürdürmeye devam etti; bölgede sağlanmış barış ise son derece kırılgan durumda. On binlerce Sahravi komşu ülke Cezayir’e sığındı. Cezayir’deki 125.000 mülteci halen zamanında geçici olarak kurulmuş kamplarda yaşıyor. Tüm bu zorluklara rağmen, merkezinde gençlerin bulunduğu yeni bir hareket insan hakları ihlallerine karşı koymak ve uzun süre önce vaat edilmiş olan özgürlük referandumunu talep etmek için yükseliyor. Kendi kaderini tayin etme hakkı için mücadele eden bugünün genç nesli yaratıcı ve barışçıl bir direniş ortaya koyuyor. Bunu yaparken, çatışma halindeki çok sayıda güce karşı koymak zorunda kalıyorlar. Faslı yetkililer tarafından işkence ya da ‘kayıp’ edilme tehlikesini göze alırken, bir yandan da uluslararası toplumdan umudunu kesmiş ve yeni bir gerilla savaşı başlatmaya hazır olanların da karşısında duruyorlar. Film, işgal altında gündelik şiddeti kayıt altına alırken sömürgeciliğin asla sona ermediği bir çöl halkının özlemlerini dile getiriyor.

6- “Vatan ve Sürgün: Amos Gitai’nin Sineması” programından “Çatışma Sonu

Yönetmen: Amos Gitai
Oyuncular:  Juliette Binoche, Liron Levo, Jeanne Moreau, Barbara Hendricks, Dana Ivgy, Hiam Abbass, Tomer Russo, Israel Katorza, Yussuf Abu Warda, Uri Klauzner
İsrail, Fransa, Almanya, İtalya; 115’, 2007, renkli, İbranice, İngilizce, Fransızca, Arapça
Gösterim Tarihi: 2013

Ana, babasının ölümü üzerine Fransa’ya gelen, yıllardır ayrı olduğu İsrailli üvey erkek kardeşi Uli ile yeniden bir araya gelir. 20 yıl önce doğum sonrasında evlatlık verdiği kızının izini bulmak üzere İsrail’e dönmeye karar verir. Araba, tren ve vapurla sınırları aşan Ana ve Uli, Gazze’deki İsrailli yerleşimcilerin 2005’te ordu zoruyla bölgeden çıkarılmasının yarattığı duygusal ve fiziksel çalkantının ortasına düşer… Burada “çatışma sonu” (disengagement), İsrail hükümetinin Gazze’den çekilme politikalarına ve İsrail vatandaşlarının bölgedeki tartışmalı alanlarda kurduğu yasadışı yerleşimlerin zorla yıkılmasına açıkça gönderme yapıyor. Ancak Amos Gitai’nin yaratıcılığı, bu terime çok daha ince ve kişisel başka bir anlam yüklüyor. Bu iki anlam düzeyi birbiriyle konuşurken, Gitai de bütün sanatını konuşturuyor ve terimi hem duygusal, hem de entelektüel anlamda derinlemesine inceliyor. Ortaya çıkan sonuç, Gitai’nin en iyi yapıtlarından biri.

7- “Sınırdaki Kadınlar” programından “Tepelerin Ardında”

Yönetmen: Christian Mungiu
Oyuncular: Cosmina Stratan, Cristina Flutur, Valeriu Andriuta, Dana Tapalaga, Catalina Harabagiu, Gina Tandura
Romanya, Fransa, Belçika, 150’, 2012, renkli, Rumence

Gösterim Tarihi: 2013

Alina, Almanya’dan Romanya’ya dönüyor, dünyada sevdiği ve onu seven tek kişi olan Voichita’yı geri kazanabileceğini umarak. Ancak Voichita Tanrı’yı bulmuş – Tanrı da kıskanılması zor bir sevgili. Alina, Voichita’yı ücra manastırından alıp Almanya’ya götürmek istiyor, ama Voichita gitmeye hazır görünmüyor. Alina, arkadaşını ikna etmek için etrafta takılmaya karar veriyor – bu küçük karar hızla karanlık ve rahatsız edici yerlere savuruyor onları. Altın Palmiye ödüllü Cristian Mungiu’nun (4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün) son filmi Tepelerin Ardında, 2005 yılında Romanya’da, “içine cin girme” olduğu iddia edilen bir olaydan esinlenmiş. Bir önceki filminde olduğu gibi Mungiu, Tepelerin Ardında’da da memleketine dikkatlice bakıyor ve dünyanın en zorlu ve önemli yönetmenlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir