Fransa’nın İstanbul Büyükelçisi Antoine Edouard Thouvenel

thouvenel

Fransa’nın İstanbul Büyükelçisi Antoine Edouard Thouvenel’in Portresi Adolph Diedrich Kindermann; tuval üstüne yağlıboya, 99 x 79,5 cm, 1854

Siyaset yaşamına 1850’de dışişlerinde siyasi büro şefi olarak başlayan, daha önce İspanya, Paris, Brüksel ve Atina’da görev yapmış Fransız diplomat Edouard Antoine de Thouvenel 1855 Haziran’ında İstanbul’a büyükelçi olarak atanır. I. Napoléon’un generallerinden birinin oğlu olan büyükelçi Kırım Savaşı’nın en sıcak günlerinde bebek yaştaki oğluyla, hasta karısını geride bırakarak İstanbul’a gelir. Aynı yıl 28 Aralık’ta Pera’daki Fransız Sarayı’ndan Çırağan Sarayı’na düzenlenen büyük bir geçit töreninin ardından III. Napoléon adına Sultan Abdülmecid’e Légion d’Honneur nişanını sunan Thouvenel 1860’ta geri çağırılana kadar bu görevi sürdürecektir. Büyükelçi, Osmanlı Devleti’nin yaptığı reformları ve modernleşmesini destekleyen bir siyasetin uygulayıcısı olmuş, 28 Şubat 1856’da Islahat Fermanı’nın çıkarılmasında rol oynamıştır.

Türkiye’ye gelmesinden bir yıl önce, aynı zamanda Paris’te Almanya konsülü olarak görev yapmış bir diplomat olan portre ressamı Adolph Diedrich Kindermann tarafından resmi giysileri içinde portresi yapılan Thouvenel’in kendisinden bir yıl sonra İstanbul’a gelen eşi Marie ve kuzeni Marie de Melfort İstanbul’a gelecektir. Bu iki genç kadının ayrı ayrı elçinin kızkardeşi Henriette’e yazdıkları mektuplar dönemin İstanbul’unda yabancı elçilikler ve çevresindeki yaşantıya ışık tutan renkli belgelerdir.  Thouvenel, 1855’te İstanbul’a ikinci kez gelen ve 3-4 yıl kaldığı düşünülen, Paris’e döndükten sonra İstanbul resimleriyle ünlenen Fransız ressam Germain Fabius Brest’e Pera’daki kışlık Fransız Sarayı’nı ve Tarabya’daki yazlık sarayı gösteren resimler sipariş etmiştir. Tarabya’daki sarayı gösteren resmin arkasında bulunan bir notta, büyükelçinin ailesiyle birlikte ön plandaki gösterişli kayığın içinde betimlendiği belirtilir. Bir mektubunda bu yapıdan “dünyanın en güzel malikanesi” diye söz eden büyükelçi sarayın “muhteşem” bahçesiyle de övünür. Pera’daki saray özellikle çamurlu caddeler ve kalabalıktan dolayı elçinin eşinin pek hoşuna gitmese de, Thouvenel yüksek tavanlı geniş mekanlarından etkilendiği yapıyı “tam bir hükümdar sarayı” olarak tanımlamıştır.

Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar koleksiyon sergisi hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir