Sıçan Kabilesi
Sim Chi Yin

Bienal_047

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!
Sim Chi Yin bu fotoğraf serisinde şehrin eski hava saldırısı sığınıklarında yaşayan göçmenleri portreliyor.

Bienal_047

Dünyanın pek çok şehrinde, 20. yüzyılın sonlarında, bir “24 saat kesintisiz” hizmet kültürü ortaya çıktı. Konaklama, temizlik, yemek ve çöp boşaltılması gibi sektörlerde sürekli bir işgücü takviyesi gerekiyor. Bugün ABD’den Çin’e kadar pek çok ülkede ucuz göçmen işgücü kullanılıyor—yasalarla düzenlenmemiş, sıklıkla sömürüye dayalı ve tehlikeli şartlarda. Beijing’de şehir sakinlerinin bir milyondan fazlasının, kelimenin gerçek anlamıyla yeraltında, yani şehirdeki eski hava saldırısı sığınaklarında yaşayan düşük ücretli göçmen işçiler olduğu tahmin ediliyor. Yeraltındaki bu mekânlar Mao Zedong tarafından Sovyet hava saldırılarından korunmak amacıyla inşa edilmişti; 1990’larda ise ekonomik reformlardan biri olarak kısmen özelleştirildi, yeni inşa edilmiş olan yerüstü konutlara dahil edildi ve düşük bedellerle kiraya verildi. Bugün bu mekânlar şehirdeki bekçi, güvenlik görevlisi, temizlikçi, aşçı, bebek bakıcısı ve şoför gibi bir sınıfa hizmet edip başka bir sınıfa ait olan pek çok kişiye yuva oldu.

Sim Chi Yin’in projesi The Rat Tribe (Sıçan Kabilesi, 2011–14), şehirdeki yeraltı mekânlarının üçte birini oluşturan ve sayısı 6 bini bulan bu bodrum ve sığınaklarda barınan göçmenlerin bir portresi. Chi Yin’in beş yıllık bir süre içinde çektiği fotoğraflar, kasıtlı bir ironiyle, ismini Beijing’de yeraltında barınan ve çalıştıkları şehir merkezinin yakınında yaşamak için gün ışığının çok az olduğu ya da hiç olmadığı, minimum konfora sahip bu sıkışık yerlerde kalan toplumsal tabakaya Çin medyasının taktığı küçümseyici ifadeden (“rat tribe”/“sıçan kabilesi”) alıyor. Küreselleşmenin fazlasıyla fiziksel bedelinin bir portresi olarak Chi Yin’in projesi, bazılarının asla yüzleşmek zorunda kalmadığı göç ve sömürü gerçeklerine insani bir suret kazandırırken, küresel sermayenin şehirlerdeki etkilerine dikkat çekiyor. Bu fotoğraflarda haşin gerçekler çizildiği halde, insanın yüzeyi yarıp geçen bireyselliğine yönelik bir bakış da yakalıyoruz: Fotoğraflar, en kırılgan yaşamları sürenlerin bile şahsiyetlerini ve gururlarını ifade etmek amacıyla duvarları ve evin içini nasıl süslediğini ortaya koyuyor. Ve yeryüzüne çıkıldığında, “rats” (sıçanlar) diye adlandırılan bu insanlar, üst katta yaşayan muadillerinden hiç de farklı görünmüyor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir