Portreler:
Kayıp Anıların Peşinde

Pèretextat, No. 19
1973
Oil on canvas
130 x 97 cm.
FNAC 35330
Centre national des arts plastiques
Kadın Portresi 1944 Tuval üzerine yağlıboya 35 x 27 cm. Özel Koleksiyon

Kadın Portresİ
1944
Tuval üzerine yağlıboya
35 x 27 cm.
Özel
Koleksiyon

isimsiz 3 Nisan 1944 Kâğıt üzerine mürekkep 31,7 x 24,6 cm. Özel Koleksiyon

İsİmsİz
3 Nisan 1944
Kâğıt üzerine mürekkep
31,7 x 24,6 cm.
Özel
Koleksiyon

Mario Prassinos, Bir Sanatçının İzinde: İstanbul-Paris-İstanbul” sergimiz kapsamındaki Pera Müzesi Blog yazılarımız devam ediyor! Bu kez de Prassinos’un portrelerini ve sanatçının konuya olan özgün yaklaşımını ele alıyoruz.

Yaratıcılığının kaynağını belleği olarak gören Mario Prassinos’un kariyerinde portreler özel bir yere sahiptir. Zira sanatçı, birinin resmini yapmak için fiziksel benzerliği hedeflemediğini, o kişiye dair zihninde oluşan anılara gereksinim duyduğunu söyler. Özgün bir yaklaşımla, hiç tanımadığı Bessie Smith’i çalışırken önce bu caz sanatçısına dair öğrenebileceği her şeyi öğrenerek kendisi için bir Bessie imgesi oluşturmuş, sonra da bu imgeyi tuvale yansıtmıştır.

Bessie’ye Ağıt 1963 Tuval üzerine yağlıboya 145 x 113 cm. FNAC 35320 Centre national des arts plastiques

Bessie’ye Ağıt
1963
Tuval üzerine yağlıboya
145 x 113 cm.
FNAC 35320
Centre national des arts plastiques

“Bedensel benzerliği düşünmüyordum, zaten topladığım fotoğrafların her birinde de farklı biri vardı. (…) Bessie’yi resmediyordum. Daha doğrusu, kendimi bunu yapabilecek duruma getirmeye çalışıyordum. Bu portreler zarara uğramış bir belleğin oluşturabileceği türde portreler – hani anımsamaya çalışıyormuşum gibi.(Prassinos – 1973)

Prétextat 1965 Eygalières 65-26 Tuval üzerine yağlıboya 92 x 73 cm. FNAC 35326 Centre national des arts plastiques

Prétextat
1965
Eygalières 65-26
Tuval üzerine yağlıboya
92 x 73 cm.
FNAC 35326
Centre national des arts plastiques

Dedesi Prétextat Lecomte ise dönemin kozmopolit Pera’sında resim ve mozaik çalışmalarının yanı sıra gazetelerde sanat yazılarıyla tanınan Alexandre Vallaury, Şeker Ahmet ve Osman Hamdi gibi entelektüelleriyle dost renkli bir karakterdir. Prassinos içinse öncelikle çocuk gözüyle İstanbul’daki evlerinin dekorunda canlandırdığı bir figürdür.

Edebiyat öğretmenliği yaparken bir yandan da resim ve fotoğrafla ilgilenen baba Lysandre Prassinos’un, Rum halk dilini savunan devrimci duruşu ve sonunda sürgün yaşamaya mecbur kalışı Prassinos’u etkilemiş olmasına rağmen tuvalinde bir erk, bir ata figür olarak babasını resmettiğini ancak yıllar sonra itiraf edecektir.

Pèretextat, No. 19 1973 Tuval üzerine yağlıboya 130 x 97 cm. FNAC 35330 Centre national des arts plastiques

Pèretextat, No. 19
1973
Tuval üzerine yağlıboya
130 x 97 cm.
FNAC 35330
Centre national des arts plastiques

Mario Prassinos, Bir Sanatçının İzinde: İstanbul-Paris-İstanbul” sergisi 14 Ağustos’a kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir!

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir