Osmanlı Kahvehaneleri

Foto x

Dünya Kahve Günü’nü, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri koleksiyon sergisi “Kahve Molası”nda görebileceğiniz Osmanlı kahvehanelerinin fotoğraflarıyla kutluyoruz!
3. dalga kahvecilerin giderek popülerleştiği günümüzden, uzun bir dönem Osmanlı’nın sosyal medyası olmuş kahvehanelere göz atalım.

Foto 12

Osmanlı’da geleneksel mekân algısını ve sosyal rolleri yeniden belirleyen mekânlar olan kahvehanelerin ilk örnekleri 16. yüzyıl başlarında Mekke, Kahire ve Şam’da ortaya çıkmış, yüzyılın ortalarında ise İstanbul’a gelmiştir. Peçevi Tarihi’nde, 1554 yılında Halep’ten gelen Hakem ve Şam’dan gelen Şems adlı iki kişinin Tahtakale’de dükkân açıp kahve satmaya başladığından söz edilir. Kısa zamanda, kahve satılan ve tüketilen yerler olarak yaygınlaşan kahvehaneler, farklı kültür seviyelerinden insanları bir araya getiren önemli sosyalleşme mekânları haline gelmiştir. Şehrin her yerinde yaygın olan kahvehaneler, 16. yüzyılda ev, çarşı ve cami üçgeninde şekillenen gündelik hayatın değişiminde önemli rol oynamış, bu mekânlara ciddi bir alternatif olmuş, her ne kadar sadece erkeklerin sosyalleştiği bir alan olsa da, Osmanlı kamusal yaşamının önemli bir bölümünü oluşturmuşlardır.

Capture

Sınıflandırılması zor bir mekan olarak kahvehane, kamusallığının yanı sıra, yaratılan bir tür ev algısı, samimiyet gibi özel alana dair nitelikleri de barındırır.  Önceleri sadece bir yenilik olarak görülen, her kesimin bir arada bulunabildiği bu erkek egemen mekânlar,  çok geçmeden toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayan merkezi bir konuma gelmiştir. Sosyal olaylar, politika ve ekonomi bu mekânlarda tartışılmaya başlanmış, siyasi önemi giderek artan kahvehaneler iktidarın dikkatini çekmeye başlamıştır. İktidarın kamusal alan korkusu, mevcut düzene bir tehdit olarak görülen kahvehanelerin zaman zaman haram olduğu, yangınların hep kahvehanelerde çıktığı, cami devamının azaldığı gibi çeşitli gerekçelerle yasaklanmasına neden olmuştur.

II. Selim ve III. Murad’ın uygulamalarında Siyasi iktidarın doğrudan müdehalesi görülür. Bu yasaklamalarda Sultan “min-ba’d kahvehane itdürmeyüp” emrini verip bütün kahvehaneleri kapattırmıştır. Bir diğer kahvehane yasağı ise IV. Murad döneminde gerçekleşmiş, kahve ve tütün yasaklanmış kahvehaneler yeniden kapatılmıştır. Kahvenin 17. yüzyılda  Avrupa’da yaygınlaşmasının ardından Prusya’da ve İngiltere’de kral tarafından, ilk kahvehanelerin 1645 yılında açıldığı İtalya’da ve Fransa’da ise Papa tarafından yasaklanmıştır. Siyasi iktidarların mevcut düzene bir tehdit olarak gördüğü kahvehaneler hemen her dönemde “tehlikeli mekanlar” olmaya devam etmiştir.

Foto x

Ortak bir tipoloji olanağı vermeyen kahvehanelerde, mahalle, esnaf, yeniçeri, tulumbacı, âşık ve semai kahvehaneleri en geniş grubu oluşturur. İstanbul’da kahvehane olmayan bölgeler ve ayaküstü kahve içmek isteyenler için seyyar kahvecilere de rastlamak mümkündü.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir