Metin ≠ İmge

DT_Salonlar_DT_055

Sanatçılar metin ve imge arasında yeni bir denge bulmaya çalışır, ancak bu mükemmel bir uyum aradıkları anlamına da gelmez. Buradaki iletişim sürtüşme üzerinden kurulduğundan, bir Rönesans yorumuna oranla, kasıtlı olarak daha kabadır. Nikita Alexeev, İkonostasis Kravatı’da sıradan insanların kendi başlarına vahiye ulaşma çabasını kontrol etmek üzerine kurulan bir engelden faydalanır. İkonostasis, temelde “sıradan halk”ın okuyamayacağı imgelerden oluşuyordu, fakat arada rahiplerin yorumlayabileceği bir metin olduğunu vurgulamak için birkaç kelimeye de yer verilirdi. İkonaları yapanlar, resmetmekten çok onları “yazmak”tan bahsederler. Alexeev’in metni de bakma ve düşünme eylemleri arasında her zaman var olmuş o sarsıntılı sürece odaklanır.

DT_Salonlar_DT_055

Gözlerimiz, ideal prototiplere olan inancı sorgulayan bir başka iş olan Sınıraşımı‘nı izleyip ardından İkonostasis Kravatı‘na yönelir. Galim Madanov ve Zauresh Terekbay’ın gündelik hayattan nesnelerin küçük diyagramlarını yapmak üzere kurulu işbirliği, bütünüyle ortak hedeflere sahip değildir. Bu nesneler bir an tehlike altındaki Kazak kültürünü kutlarken hemen ardından Neo-Platonik bir Sovyet sistemini sorgularlar.

DT_Salonlar_DT_052

“Çiftdüşün Çiftgörü” sergimizi 6 Ağustos 2017′ye kadar ziyaret edebilirsiniz!

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir