Irk ve Irka İlişkin Mefhumlar
Fred Wilson

fred_wilson_5

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!
Fred Wilson’ın 3. kattaki sergi salonumuza yayılan enstelasyonu blogumuzda! Keyifli bir okuma dileriz!

fred_wilson_1
Fred Wilson’ın yapıtı, küresel kültürel tarihler bağlamında içerme, dışlama ve silerek yok etme politikalarını ele alır. Bunun için, müzelerde benimsenen sergileme geleneklerinin yanı sıra kültürel, ekonomik ve sanatsal anlatılarda incelenmeden geçilen ırk ve ırka ilişkin mefhumları sorgulamaya açar. Siyahların tüm dünyada gördüğü eziyete ilişkin anlatılara ve belgelere odaklanır.

  • Alt Text
  • Alt Text
  • Alt Text
  • Alt Text
  • Alt Text
  • Alt Text

Wilson’ın İstanbul Bienali için ürettiği enstalasyonunda, Osmanlı kültürü ve bu kültürde siyahların oynadığı rolle ilişkili olan el yapımı bir dizi nesne yer alıyor. Çoğu Osmanlı topraklarına köle ticareti yoluyla gelmiş olan siyahlar bölgede uzun bir geçmişe sahiptir ve bugün kendilerini Afrikalı Türkler ya da Afrikalı Anadolulular olarak tanımlamaktadırlar. Buna ragmen bu topraklardaki varlıkları yeterince kayıt altına alınmış ve tanınmış olmadığı gibi yanlış anlamalara da konu olmuştur.

Wilson, yapıtında hem Osmanlı İmparatorluğu’nda hem de Venedik İmparatorluğu’nda yaşamış olan Afrikalılar adına kendisinin kurgulamış olduğu bir bakış açısı benimsiyor. İki Osmanlı şamdanını, Venedik’te yüzyıllardır cam işiyle uğraşan bir aileden gelen Stefano Toso’nun –alışılmışın dışında– siyah camdan yaptığı şamdanlarla bir araya getirerek, Afrika diasporası, Osmanlı ve Venedik İmparatorlukları arasındaki tarihsel ticaret üçgenine gönderme yapıyor. Wilson bu enstalasyon için, minyatür ustası Özcan Özcan’a dört “Osmanlı” minyatürü sipariş etti. Ayrıca üzerinde Arapça hatla “Siyah Güzeldir” ve “Anne Afrika” yazılı olan İznik çinileri (kökeni on yedinci yüzyıla uzanan Anadolu’ya özgü bir seramik formu) üretti. Geleneksel çiçek desenlerinin içine yerleştirilmiş olan bu yazılar, çinilerde pek rastlamadığımız şekilde koyu renklerle boyanmış. Diğer fotoğraflar, resimler ve küçük heykellerin bazıları Türkiye’deki müzelerden ödünç alındı, bazıları da İstanbul’daki dükkânlardan edinildi. Enstalasyonda, bunların yanı sıra, Osmanlı dönemine ait düzinelerce gravür ve ABD’de üretilmiş eserler yer alıyor.

Wilson’ın enstalasyonu, insanların yaşam koşullarına nasıl uyum sağladığını, geçmiş tarih ve imparatorluk arasındaki karşılıklı ilişkileri ortaya koyuyor. Türkiye alanını hem Afrika’nın küresel tarihi hem de güncel siyahi yaklaşımlar ışığında inceleyerek, çokkatmanlı bir projeksiyon, insan transferi, sömürü ve dirençlilik anlatısı inşa ediyor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir