Hem Çok Eskilere Ait Hem de Fazlasıyla Çağdaş
Tatiana Trouvé

Bienal_Z_031

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!
Tatiana Trouvé hem çok eskilere ait hem de fazlasıyla çağdaş eserleriyle blogumuzda!

Bienal_Z_031

Tatiana Trouvé’nin heykelleri, mimari formları çağrışımsal ve felsefi bir tarzda ele alır. Genellikle iç mekânları anımsatan bu heykeller, yakınlığın, ortak deneyimin ve insan barınaklarının koşulları üzerine düşünebilmek için tasarım geleneklerini inceler. Sanatçının son dönem yapıtları, hem kısa hem de uzun ömürlü malzemelerden yapılmış, bazen üzerinde elyazısı etiketler, işaretler ve çizikler bulunan barakalar ve kulübeler biçimindedir. Eve benzeyen bu basit yapılar, aynı anda hem çok eskilere ait hem de –bu kitlesel göçler çağında–fazlasıyla çağdaş görünür.

Trouvé, İstanbul Bienali için, günümüzün gerçekliklerini kozmik ve yeryüzündeki yaşam döngülerinin longue durée’si (uzun erimi) içinden gören iki karton kulübeyi bronza döktü. Somewhere in the Solar System (Güneş Sisteminde Bir Yerlerde, 2016–17) başlığını taşıyan ilk kulübede, Giovanni Francesco Gemelli Careri tarafından çizilen, Azteklerin gerçekten var olduğu şüpheli Aztlan bölgesinden başlayan göçünü gösteren haritanın üzerine, günümüzde izlenen göç yollarının yer aldığı ikinci bir harita yerleştirilmiştir. The Great Atlas of Disorientation (Büyük Yönünü Şaşırma Atlası, 2017) başlıklı ikincisi ise, yeryüzüne ilişkin fiziki verileri, jeolojik kronoloji, filogenetik evrim, gezegenler, güneş ve evrenin sonunu gösteren zaman çizelgesi ve Carl Jung’un çizdiği bir mandalayla yan yana getiriyor. Bu baraka yapıları korunaklılığı ve güvenliği temsil ediyor görünebilir, ama tasarımları ve yapıldıkları malzeme, barınağın geçiciliğini ve dayanaksızlığını ve daha da ötesi, evrenin kırılgan yaşamını açığa vurur.

Bienal_Z_039Trouvé’nin Bienal’de sergilenen From 2002 to 2016 (2002’den 2016’ya, 2017) başlıklı diğer yapıtı ise bir totem formunda. Heykeli oluşturan, on dört yılda gerçekleştirdiği tüm sergilerin hazırlık sürecinde Trouvé’ye eşlik eden asistan ekibinin kullandığı sabun parçaları, bronza döküldükten sonra boyanmış. Kulübe yerleştirmeleri ve bunların tarihi birlikte oluşturma sürecine göndermeleriyle birleştirdiğimizde, bu heykel de bir yapıtın pek çok elin değdiği ortaklaşa yapım sürecinin somut bir işaretine dönüşüyor.

Sanatçının diğer eserleri hakkında da bilgi sahibi olmak için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz!

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir