Hafıza ve Şimdi, Kumaşlarda!
Gözde İlkin

Zyrtcszbienal_012

Zyrtcszbienal_012

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Buluntu kumaşlar ve evde farklı amaçlarla kullanılan dokuma ve örtülerle çalışan Gözde İlkin, kültürel kodları ve kolektif hafızayı cisimleştiren nesnelerle ilgileniyor.

Bu kumaşları ve örtüleri tarihin izlerini taşıyan son derece sıcak ve tanıdık malzemeler gibi kullanırken, kendi imgelerini resmin yanı sıra işleme ve dikiş gibi tekniklerle şekillendiriyor. Hem sembolik hem de soyut formlarda kullandığı çizgiye gösterdiği özen ve dikkat, bazen toplumsal ve politik ilişkileri, çatışmaları ve iktidar tanımlarını, bazen de toplumsal cinsiyet ve kent tarihlerini temsil eden desenlere odaklanmasıyla mükemmel bir uyum içindedir. İlkin, kumaşlardaki desenleri, hafızayı ve şimdiyi, hayali olanı ve gerçeği birbirine bağlayan yapılar olarak ele alıyor.

Zyrtcszbienal_023

İlkin, İstanbul Bienali’nde kendi ailesine ait kumaş ve örtülerle oluşturduğu bir dizi yapıtını sergiliyor. Çeyizlik çarşaflar, perdeler veya masa örtülerini, bazılarını ona örgü öğretmeyi de göstermiş olan annesiyle anneannesinden öğrendiği kesme, delik açma, sökme, aplik ve bağlama gibi teknikler kullanarak dönüşüme uğratıyor. Yapıtlarına dâhil ettiği imgeler, aile fotoğraflarından geliyor. Bu sayede, kullandığı stilleri ve referans noktalarını çeşitlendirmenin yanı sıra, aile yaşamının normatifliğini etkisiz hale getirerek tüm dengesini sarsıyor. Ya da Devrik Ev (2017) serisi içindeki bir çalışmasında kullandığı deyimle, aile yaşamını kendi içinde bölüp “ayrıştırıyor.” Bitişik Nizam ve Gönül Bağları, Münferit Temel, Yerleşim Planı ve Yetersiz Derz Boşluğu gibi başlıklar verdiği seride, evin sınırlarını sorguluyor ve güvenli iç mekânlardaki çelişkilere, hafızanın uyuşmazlığına, ailede ya da sosyal ortamlarda sürüp giden ihtilaflara işaret ediyor. Gezek (Kabul Günü) (2009) çiçek motiflerini dört kadının görüntüsüyle bir araya getirirken, Lokum Yiyen Oğlanlar (2008) başlıklı yapıtta, bir evde masanın başına oturmuş, eğlene eğlene birbirine lokum yediren üç erkek yer alıyor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir