Félix Ziem (1821-1911)
Göçebe, sınıflandırılamaz ve ayrıksı bir sanatçı

Canal Grande with Campanile at Setting Sun.
Oil on canvas, 84 x 117 cm,
Second half of the 19th century.
Musée Ziem Collection
Günbatımında Büyük Kanal ve San Marco Katedrali Çan Kulesi. Tuval üstüne yağlıboya, 84 x 117 cm, 19. yüzyılın ikinci yarısı. Ziem Müzesi Koleksiyonu

Günbatımında Büyük Kanal ve
San Marco Katedrali Çan Kulesi.
Tuval üstüne yağlıboya, 84 x 117 cm,
19. yüzyılın ikinci yarısı.
Ziem Müzesi Koleksiyonu

Pera Müzesi 10 Kasım 2016 – 29 Ocak 2017 tarihleri arasında 19. yüzyılın en özgün manzara ressamlarından Fransız sanatçı Félix Ziem’i ağırlıyor. Ziem Müzesi ve Martigues Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen serginin küratörlüğünü Lucienne Del’Furia ve Frédéric Hitzel üstleniyor.

Sergi, öncelikli olarak 19. yüzyıl resmine damgasını vurmuş bir sanatçı olan ve çoğunlukla deniz ve kentin iç içe geçtiği İstanbul’u ve Venedik’i konu alan resimleriyle bilinen Ziem’i, tüm yönleriyle tanıtmayı amaçlıyor. Ziem’in sergideki yağlıboyalarında kullandığı canlı renkler ve hızlı, dinamik fırça tekniğiyle sürekli değişen ışığın titreşen etkilerini yakalama çabası izleniyor. Sanatçının neden izlenimciliğin gelişini önceden haber veren, önizlenimci bir ressam olarak kabul edildiği ve Monet gibi resim sanatında bir devrimi temsil eden ressamlarla üslupsal ilişkileri gözler önüne seriliyor. Tasarım süreçlerini görünür kılan desenleriyse, Kırım Savaşı döneminde İstanbul’da bulunan 19. yüzyılın bu gezgin ressamının zihnine bir pencere açıyor adeta. Bizi onun gözünden bu kenti yeniden keşfetmeye teşvik ediyor. Resim sanatına tutkun olan herkes ve yaşadığı dönemden bugüne kadar koleksiyonerler tarafından ilgiyle takip edilen, kendinden sonra gelen sanatçı kuşaklarını derinden etkileyen, daha yaşarken eserleri Louvre Müzesi’ne kabul edilen ilk sanatçı olan romantik manzara resminin bu tanınmış ismini, Ziem’i bugünün sanatseverleriyle buluşturmak amaçlanıyor.

“Ziem renk ezgilerini göksel bir koro gibi çınlatıyor.”
Théophile Gautier, 1854

Fransız peyzajcı, büyük gezgin Félix Ziem’in 19. yüzyıl sanat tarihinde özgün bir yeri vardır. Ziem bir gerçeklik ressamı değil, bir düş ressamıdır. Onun çizdiği yerleri karşımızda bulmaktansa düşleriz.

Uzun meslek yaşamı Delacroix’nın gölgesi altında başlamış, Paris’in kuzeyinde, Montmartre Tepesi’nde, genç Picasso’nun atölyesinin yakınlarında sona ermiştir. Çok verimli bir sanatçıdır; en az 10 bin desen, 6 bin yağlıboya yaptığı düşünülmektedir. Mütevazı kökenleri, Paris Güzel Sanatlar Okulu atölyelerinin dışında aldığı mimarlık ve desen eğitimi kendisini ayrıksı, sınıflandırılamaz, bağımsız bir ressama dönüştürmüştür. Buna karşın, meslek yaşamında ticari anlamda görülmemiş bir başarı kazanmıştır. Louvre Müzesi’ne sağken giren ilk ressam olacaktır!

Balkanlar&Ziem_Acls_344

Ona ün kazandıran ışıklı peyzajlarda su ve gökyüzü öne çıkar. Genellikle deniz kıyısındaki, suyu dingin, güneşin yansıyıp renkleri capcanlı kıldığı bölgeleri seçer. Tuvallerinde betimlenen yerler ve peyzajlar çok iyi bilinen yerler olsa da, o onları çok özgürce yeniden yorumlar.

Sergi, çoğunluğu Martigues Ziem Müzesi’ndeki yapıtlardan bir seçkinin izleksel bir sunumundan ve ağırlıklı olarak Venedik ve İstanbul konulu eserlerinden oluşuyor. Bu sergi eskizler, desenler ve aynı zamanda sanatçının kimi zaman yaşamı boyunca sakladığı yağlıboyalar olmak üzere atölye arşivlerini açığa çıkarıyor. Özünde insanlara gösterilmek için yapılmamış bu çalışmalar bizi atölyenin mahremiyetine girmeye ve onun yapıtını yeniden keşfetmeye çağırıyor.

“Félix Ziem: Işık Denizinde Bir Gezgin” sergisini 10 Kasım 2016 – 29 Ocak 2017 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz!

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir