Dengeyi Bozmak
Bir Terazinin Yeniden Yorumlanışı

Johannes Vermeer, Terazi Tutan Kadın, yak. 1664

Bir müze koleksiyonu objesi nasıl daha fazlası olur? Sergilerin nesnesi olan, zaman zaman da depoda geleceğini geçmişine gün ekleyerek bekleyen objeler çoklu hikayelerin anlatıcısıdırlar.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu da irili ufaklı birçok ağırlığı ve teraziyi barındırır. Camekanın ardında sergilenen o teraziyi birçok yerden hatırlarız. Müze kapısından çıktığımız andan itibaren ise künye bilgilerinden çok imgesi zihnimize uzanır. Bir terazi, pekala bir hikaye anlatıcısıdır. Adalet, ekonomi, sanat ve denge üzerine farklı mecralarda anlatısını yayar.

Johannes Vermeer, Terazi Tutan Kadın,  yak. 1664

Johannes Vermeer, Terazi Tutan Kadın, yak. 1664

İşte Hollandalı ressam Johannes Vermeer de “Terazi Tutan Kadın” isimli tablosunda ufacık bir terazinin gündelik kullanımını, poetik anlamla yanyana getirir. Tabloda kolları ve kenarları kürkle kaplı mavi bir ceket giyen genç kadın ihtiyatla bir teraziyi tutar. Terazi mükemmel bir dengededir ve iki kefesi de boştur. Sol eli önündeki masada huşu içinde duran genç kadın, sağ elinde tuttuğu teraziye dikkatle bakar.

Kefeleri boş bir terazi de pekala bir şeyler tartar. Genç kadının arkasındaki duvara asılmış “Son Yargı” sahnesi izleyiciyi oldukça kişisel bir deneyime davet eder. Terazi bu defa bir kefesinde dünyevi günahları, diğer kefesinde ise inançlıları arzu ettikleri sonuca kavuşturacak erdemli davranışları tartar.

Terazi, Osmanlı Dönemi, 19. yüzyıl

Terazi, Osmanlı Dönemi, 19. yüzyıl

Bir tablonun ya da bir terazinin anlatacakları burada bitmez. Baktıkça, onunla vakit geçirdikçe çoğalır. Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu sergimiz izleyiciyi ikinci kez bakmaya, daha çok bakmaya, daha çok anlatı paylaşmaya davet ediyor!

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir