Bulanık Hatıralar
Andra Ursuta

Bienal_044

Bienal_042

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Dışsal tarihsel gerçeklikler ile evin içsel mekânı arasında bir bağlantı vardır. Mimari, kişisel eşyalar, tasarım ve işlevsel düzenlemeler ve planlar: Tüm bunlar özgün kişisel tarihleri ve politik uğrakları yansıtır. Andra Ursuta, İstanbul Bienali’nde maket benzeri iki heykel yapıtını sergiliyor.

Ursuta, ağaç, cam, metal ve kumaş gibi gündelik malzemeleri kullanarak, Romanya’nın Salonta köyü, T. Vladimirescu sokağındaki çocukluğunun geçtiği evin odalarının minyatür kopyalarını üretti ve bu kopyaların her birini bir camekânın içine yerleştirdi. T. Vladimirescu Nr. 5, Pantry’de (T. Vladimirescu No. 5, Kiler, 2013), küçük bir masa ve basit bir sedir, bir merdiven ve buzdolabının yanı sıra yiyecekleri asmaya yarayan bazı düzenekler yer alıyor. Bu kilerde hiçbir yiyeceğin olmaması dikkat çekici. Dekoratif simgeler, ayırt edici eşyalar ve kişisel etkiler gibi detaylar bu yapıtlara natüralist bir nitelik kazandırıyor, ama yine de insanların eksik oluşu, oturulan, sohbet edilen ve huzur bulunan bu mekânlarda bir uğursuzluk hissi yaratıyor. T. Vladimirescu Nr. 5, Sleeping Room (T. Vladimirescu No. 5, Yatak Odası, 2013) başlıklı yapıtta, iki küçük yatak, bir ocak, bir sandalye ile eskimiş duvar kâğıdı gibi sararmış olan bir duvara asılı bir halı görülüyor.

Bu yapıtlar Romanya’da o dönemde olup bitenleri doğrudan ortaya koymuyor, ama biliyoruz ki 1980’lerde –1989’daki devrimden önce– Nikolay Çavuşesku rejimi döneminde Romanya’da yiyecek ve elektrik, su gibi kamusal hizmetler karneye bağlanmış ve bu katı uygulama toplumsal kargaşaya ve isyanlara yol açmıştı.

Bienal_044

Ursuta’nın yapıtlarının başlıkları bir evin işlevsel özel mekânlarını yansıtır, ama bu kişisel mekânlar bile tarihsel gerçekliklerin izlerini taşır. Örneğin Ursuta’nın çocukken yaşadığı sokağın o zamanlar Romanya’nın devrimci kahramanlarından biri olarak görülen Tudor Vladimirescu’nun adını taşıyor olması, hâkim ulusalcılığın bir dışavurumdur. Bu yapıtlar titizlikle detaylandırılmış ve gerçeğe sadık kalınarak düzenlenmiş olmakla birlikte, ev mefhumunu, hafıza, bulanık hatıralar ve yeniden yapılandırma yoluyla, tarih ile kurgu üst üste bindirilerek yaratılan biyografik bir kurgu gibi ele alır.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir