Birbirini anlamak mümkün mü?
Berlinde De Bruyckere

Zyrtcszbienal_006

Bienal_023

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Giyimin insanlar tarafından kullanılan ilk mimari olduğu söylenebilir. Evler inşa edilmeden önce ilk göçebe insanlar, ısınmak ve korunmak için vücutlarına hayvan postları veya deri sarıyorlardı. Kuşkusuz giyim ve kumaşlar bugün de hem yapı hem de korunma ve örtünme açısından mimari formlarla yakından bağlantılıdır. Berlinde De Bruyckere, battaniyeleri heykellerinde uzun süredir kullanıyor. Öncelikle ısınmak için kullanılan battaniyeler aynı zamanda kendini gizleme ve saklanma araçlarıdır da. De Bruyckere’nin Spreken (Konuşmak, 1999) başlıklı yapıtı, tam da bu bağlantıyı daha öteye taşıyarak insanlar arası iletişim, gizlilik ve birleşme, yakınlık ve konuşmanın dopdolu ve yoğun bir alegorisine dönüştürüyor. İki insan figüründen oluşan heykelde, figürler sanki aralarında fısıldaşıyormuş gibi, birbirine dolanmış ya da iyice eğilmiş halde, başlarından aşağı sarkan çiçek desenli bir battaniyenin altında dikilmektedir. Bu figürlerin iletişim kurup kurmadıklarını belirsiz bırakan yapıt sanki şunu soruyor gibi: İki insan gerçekten anlamlı bir şekilde birbiriyle konuşabilir mi? Birbirini anlamak mümkün müdür? Kim, kimin adına ve kime konuşabilir?

Zyrtcszbienal_006

Aslında yapıt, günümüz dünyasının güncel sorularını da akla getiriyor: İnsanlar arası iletişim gittikçe daha az görünür ve kamuya daha az açık özel bir iletişim haline mi geliyor? Yoksa bu heykeller, özgürce konuşabilecekleri tek özel alanları olduğu için mi kendilerine böyle bir kaçak “ev” kurmuşlar? O zaman yakınlık ve birbirini anlama bir geri çekilme anlamına mı gelmelidir? Bu heykel konuşma özgürlüğünün tehdit altında olduğunu mu göstermektedir? Peki öyleyse tehdit eden kimdir? Figürleri örten battaniyeler, insanlar arası iletişimin imkânları ve kırılganlığı hakkında sorular sordurduğu gibi, insan sıcaklığı ve bir arada yaşama mefhumları ve hatta iletişim ilişkisi ve mahrem alanların cinsiyet sorunlarıyla ilişkisi üzerine de düşünmeye davet ediyor: Bu iki figür battaniyelerin altında çıplak olmalılar, zira açıkta olan ayakları ve bacakları çıplak. Bu yapıtın sordurmak istediği nihai soru belki de şu: Yanlış iletişim ve yanlış anlama kaçınılmaz olsa bile, insanlar arasında yine de yakınlık doğabilir mi?

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir