Bir Yük Arabası ve Bir İşgal Evi
Liliana Maresca

Bienal_022

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!
Liliana Maresca’nın Riga’da sanatçıların işgali atlındaki bir evde çektiği fotoğrafları ve bembeyaz yük arabasını inceliyoruz!

Bienal_022

1994 yılında AIDS nedeniyle hayatını kaybeden Liliana Maresca, tüm heykel ve performanslarını, Arjantin’de diktatörlüğün kuruluşundan devlet şiddetinin nihayet sona erdiği 1983’e kadar süren, devlet terörizmi ve kanlı çatışmaların, faili meçhul cinayet ve kayıpların yaşandığı bir dönemde üretti.

Bienal_040

Maresca’nın 1984 tarihli fotoğraflardan oluşan başlıksız serisinde, Marcos Lopez’in fotoğrafladığı, anlamı son derece yoğunlaştırılmış bir foto-performans yer alıyor. Fonda pek çok yerinden sökülmüş bir duvar kâğıdının yer aldığı bu performans, Buenos Aires’te Parque Lezama’nın yanındaki terk edilmiş Marconetti binasında gerçekleştirilmişti.

Bina o zamanlar aralarında Maresca’nın birlikte çalıştığı Daniel Riga’nın da bulunduğu sanatçıların işgali altındaydı. Bir fotoğrafta, kadraja küçük bir yumurta taşıyan bir el girer; gergin avuç içi üzerine düşen beyaz ışık arkadaki açık kapıyı da aydınlatmaktadır. Başka birinde ise, bir odanın içinde bir dizi açık kapı görülür. İçerisi ile dışarısı arasında bir geçişi temsil eden bu imge, bireysel eylemler yoluyla politik bir adım atmaya işaret etmesi bakımından aynı zamanda politik bir değer taşır.

Zyrtcszbienal_004

Maresca, Recolecta (1990/2017) başlıklı yerleştirmesinde, bir cartonero’dan (yük arabacısı) kiraladığı gerçek bir yük arabası, yine buna benzer, sprey tabancasıyla beyaza boyanmış ikinci bir araba ile bir kaide üzerinde yer alan, pirinç ve gümüşten yapılmış iki küçük yük arabası kullanır. Cartonero figürü, Arjantin’de özellikle 1990’lı yılların başında ve 2001’deki ekonomik krizde öne çıkmıştı. Yeni hükümetin neoliberal politikalarının insanları yoksulluğa sürüklemesiyle birlikte, küçücük paralar kazanabilmek için kâğıt atık toplamaya başlayan insanların kullandığı bu el arabalarına artık her yerde rastlanabiliyordu. Maresca’ya göre bu üç farklı araba, üç farklı aşama olarak da düşünülebilir: Birincisi gerçek, ikincisi formel temsil (beyaz el arabası) ve üçüncüsü neoliberal çağda ironik bir ulusal sembol olarak. Nesnelerin metale dönüşümü, (Maresca’nın HIV teşhisinden sonra ilgisini daha çok çekmeye başlayan) simyayı ve dönüşüm süreçlerini çağrıştırır. Maresca’nın doğrudan politika ve kişisel krizlerde temellenmekle birlikte bunların ötesine geçen yapıtları, usul usul ama sözünü dinletmeyi başarabilen bir tonda, bize kayıplardan, ihtimamdan, geçişten ve geçim kaynaklarımızın kırılganlığından bahseder.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir