Ailevi ve Ortak Kültürel Tarihler
Njideka Akunyili Crosby

bienal

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) iş birliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

bienal

Njideka Akunyili Crosby, çoğunlukla akrilik ve kâğıtla transfer baskı yöntemlerini kullandığı yapıtlarında, imgelerin kopyalanışını, belleğin konturlarını ve yeniden üretilen, aktarılan ve taşınan temsillerin, yerlerin ve insanların arkalarında bıraktıkları izleri konu edinir. Akunyili Crosby’nin resimlerinde, içinde ailevi ve ortak kültürel tarihler – bunlar çoğunlukla Nijerya diasporası içindeki kendi deneyimlerine dayanmaktadır – barındıran iç mekânlar öne çıkar. Resimlerindeki temsillerin keskinliğine ve realizm eğilimine rağmen, kare dizgelerinin ve transfer izlerinin birlikte oluşturdukları dokular genellikle oldukça belirgindir. Sanatçının yapıtlarını işaretlerden oluşan bir kırkyama olarak tanımlayabilmemizi mümkün kılan bu doku, bu yapıtların diğer mecralarla olan ilişkisinin de bir göstergesidir. Akunyili Crosby genellikle evlerin içini resmeder. Örneğin Nyado: The Thing Around Her Neck (Boynunun Etrafındaki Şey, 2011) başlıklı resimde, masada oturan genç adama hem koruma hem de annelik duygularıyla sarılmış olan bir kadın yer alır. İkisi de çiçek motifleri ve insan imgeleriyle kuşatılmıştır, etraflarında samimi ama yine de temsili yüzlerin bir cümbüşü vardır. Grandmother’s Parlour’daki (Büyükannenin Oturma Odası, 2016) masanın üzerinde, çerçeveli portreler, dini bir ikon, bir haç, yemek kapları gibi bir dolu hatıra ve sıradan obje yer alır. Tüm bunlar, hep beraber ya da ailece toplanmayı çağrıştırdığı gibi ortak kültüre gösterilen öneme de işaret etmektedir. Üzerinde resmi bir kıyafet, çerçevelerin birinden bize gülümseyerek bakmakta olan kadın portresi belki de özel bir günün anısıdır. Masada Nijerya’da kullanılan bir gaz lambası da bulunmaktadır. Resimde yer alan, sanatçının büyükannesine ait masa, geçmişin mirası, anıları saklayan objeler, hem ailevi hem de ortak kültürel tarihi taşıyan ev mekânları gibi meselelere işaret eder.

‘The Beautyful Ones’ Series #1c (‘Güzel Olanlar’ Seri #1c, 2014) başlıklı resimde ise, ayakta duran bir kadın bize doğru bakmaktadır. Kadının üzerini ve etrafını, yaşam stili ya da moda dergilerinden kesilmiş bir sürü başka imge sarmıştır. Siyah bedenin dergilerdeki temsillerinin arasında, resmin ön planında dimdik durmakta olan bu kadın (sanatçının ablası) çok somut ve meydandadır; hem bir temsildir hem de tamamen oradadır. Ayi Kwei Armah’ın The Beautyful Ones Are Not Yet Born (Güzel Olanlar Daha Doğmadı) başlıklı kitabından esinlenen yapıt, tarih ve temsilin kapatıcı olmak yerine bağımsızlığa, onura ve umuda açılabileceğini göstermektedir.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir