Kuyruklu Hikâyeler’de “Truman”
#PeraFilm

truman-1

Pera Müzesi ve theMagger işbirliğiyle hazırlanan yazı serisi devam ediyor.  theMagger’daki yazılarının yanı sıra çeşitli platformlarda sinema ve müzik yazarlığı yapan Mert Tanöz, Pera Film’in “Kuyruklu Hikayeler: Sinemanın Köpekleri” programı kapsamında gösterilen “Truman” filmini yorumladığı yazısıyla Pera Müzesi Blog’a konuk oluyor!

truman-1

Bir yanda “El Secreto de sus ojos”, diğer yanda ise “Hable con ella”.  Bir adamın vedasını anlatan”Truman”, son olarak Una pistola en cada mano filminde izlediğimiz Ricardo Darín, Javier Cámara ve Cesc Gay’i yeniden bir araya getiriyor.

Hikaye Kanada’da yaşayan Tomás’ın (Cámara) eski dostu Julián’ı (Darín) ziyaret etmek için Madrid’e gelmesiyle başlıyor. Kanserle olan mücadelesine daha fazla devam edemeyecek olan Julián’ın tedaviyi bıraktığını öğrendiğinde ise veda turnesinde eski dostuna eşlik etmeye karar veriyor. Bir yandan dünyevi işlerini bitirmeye uğraşan, diğer yandan da iz bırakmadan ayrılmayı umduğu dünyada geride bırakacak olduklarını onsuzluğa alıştırmaya çalışan Julián’ın en büyük sorunu ise can dostu Truman ile olan ilişkisi. Zira hayatının büyük bölümünde kendisine eşlik eden köpeği Truman’ı bırakıp gidecek olmanın hüznünü henüz atlatabilmiş değil. İhtiyar dostuna kendi yokluğunu hissettirmeyecek uygun bir yuva arayan Julián’ın bu zorlu macerasındaki yoldaşı ise Tomás oluyor.

truman-4

Truman filmi izleyiciye bilmediği bir dünyayı anlatmıyor. Ya da daha önce aklından geçirmediği düşünceleri bir anda insanın karşısına çıkarmıyor. Ancak Truman bu “vedalaşma” meselesini duygusal bir düzleme indirmeden, tüm sıradanlığıyla ele almaya çalışıyor. Ölümü sakinlikle karşılayan Julián’ın son zamanlarını dolu dolu yaşarken diğer yandan da sorumluluklarını ve sorumluluğu olarak gördüklerini yerine getirme çabasını üzerinden onun Tanrı anlayışı yansıtılırken bir anlamda da Latin kültürünün içindeki o ruhani kısım da vurgulanmış oluyor. Zira Tanrı’ya ve sonraki hayata inanmıyor olmasına karşın Julián dünyadaki ritüeller için de hazırlanmaya, dostlarının üzerine binecek yükü de tek başına omuzlamaya çabalıyor. Geçmişte bencil bir karakter olmasına karşın Julián’ın ölümle karşı karşıya geldiği noktadan itibaren yaşadığı farkındalık ise belki de “Ne zaman öleceğinizi bilseniz…” ile başlayan sorulara verilebilecek alternatif bir yanıt oluyor.

truman-5

İzleyicinin önüne ölüm gerçeğini bırakıp uzaklaşan Truman bu konuyla ilgili izleyiciye büyük yenilikler sunmuyor elbette. Ancak Darín’in karizması ve Cámara’nın zarafetiyle doğal bir hava yakalamayı başaran bu küçük hikaye insanda hüzünlü bir tatminlik duygusu, bir rahatlama hissi yaratıyor. Truman ile Julián’ın ilişkisi ise insanın ruhunda bir yerlere dokunmayı başarıyor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir